İnsan Memleketini Niye Sever?

Sitemiz yazarlarından Kerem Engin kaleme aldı.. "İnsan Memleketini Niye Sever?" adlı köşe yazısı siz değerli Kent04 okuyucularıyla..

Yazının başlığı “Vizontele” filmindeki Belediye Başkanının gülümseten, düşündüren ve hüzünlendiren şu konuşmasından alıntıdır. Hani şöyle diyordu Başkan: “İnsan memleketini niye sever? Başka çaresi yoktur da ondan. Ammaaa biz biliriz ki bir yerde mutlu mesut olmanın ilk şartı orayı sevmektir. Burayı seversen, burası Dünya'nın en güzel yeridir. Ama Dünya'nın en güzel yerini sevmezsen, orası Dünya'nın en güzel yeri değildir.”

Her ne kadar “insan doğduğu yeri seçemiyor ama yaşadığı yeri seçebilir” denilmişse yaşadığınız yeri seçebilmenizin hem maddi hem de manevi bedelleri vardır. Daha iyi şartlarda yaşayabileceğiniz bir şehre göç etmek için; ya ekonomik imkânlarınız el vermemiştir. Yahut ata baba toprağı olan bu şehre,sizi bağlayan değerlerden, iddia ve ideallerinizden kopamamışsınızdır.

Oysa kalkınmada 80. Yaşanabilir Kent Endeksinde 81. Sırada yer alan, her yeni yılda öncekine oranla daha geriye gittiği, on binlerce gencininiş bulmak için yurtdışına kaçtığı ve ne hikmetse her gelenin gideni arattığı bir şehirde yaşıyoruz.

O yüzden, her yönüyle şartları ağır bir şehri sevmeye hüküm giymiş insanlarız. Nüfus kâğıdımızda yer alan doğum yeri Ağrı ibaresi, adeta birçok ağrıyla doğmamızın habercisi olmuş. Böylece mahrumiyetler ikametgâhımız, eksiklikler mekânımız, dert ve kederler yoldaşımız olmuş.

Sanki kimliğimize mağduriyet, duygularımıza mahkûmiyet ve yaşantımıza mahcubiyet kazınmış. Bir yandan ihmallerin oluşturduğu geri kalmışlık, diğer yandan çaresizliğin getirdiği ağır bir mecburiyet. O yüzden; insanı, havası ve imkânsızlıklarıyla zordur şehrimiz.

Yıllardır biriken sorunlarıyetmiyormuş gibi, birbirinden kıyasıya nefret edip kendinden başkasını umursamayan ve birbirinibir kaşık suda boğmak isteyenlerin her gün çoğalması da cabası.İnanıyoruz ki bu durum memleketi ve insanı sevipdert edinen herkesi derinden üzüyordur.

Evet, memleketimizi seviyoruz. Hem de;

Samimi niyetlileri tenzih ederek (ki onlar çok azdır) şehri yönetmekisteyenlerin memleketin kahrına değil de kaymağına talip olmasına… Çıkarları uğruna tüm değerlerini ayaklar altına alan ve birilerine rant oluşturmak için her usulsüzlüğe imza atanlara rağmen.

Topluma kendilerini yönetecek kişileri belirlemeyi layık görmeyip tepede dayısı, merkezde lobisi ve üst düzey referansı olanları dayatanlara… Küçük hesapların peşinden koşup şehri kutuplaştıran, hizmet üretmek yerinememleketin meyve veren ağaçlarını kesmeye çalışanlara rağmen.

Sorunları görme ve çözme yeteneği olmayan sorumluluk verilmiş basiretsizlere, ehliyet ve liyakatli olmayanyetkin konumlardaki yetersizlere… Tüm kazanımlarınael, ayak öperek ulaşmışomurgasız tiplere…Yalana, talana, yanlışa ve haksızlığa karşı mücadele eden dürüst insanlara bedel ödetmeye çalışanyüzsüzlere rağmen…

Kederi kadere dönüşmüş olan şehrin gelişimine zerre katkısı olmadıkları halde,sözde iş adamı ve kanaat önderi iltifatına layık görülen çapsızlara… Tozunu-çamurunu, işsizini-hastasını dert etmedikleri haldeşehrin siyasetine, ticaretine, bürokrasisine yön veren torpilli kodamanlara rağmen…

Mesele kişisel ikbal ve çıkarlarıolunca kendilerini bedel ödemiş dava adamı olarak lanse ettikleri halde, iş memleket için fedakârlık yapmaya gelincekendindenödün vermeyen samimiyetsizlere… Hemşerisine karşıher türlü hırs, kıskançlık ve nefretle dolu olup,yabancıya hürmet ve muhabbeti eksik etmeyençakma memleket sevdalılarına rağmen, memleketimizi seviyoruz;

Ancak eğermemleketimizi gerçekten seviyorsak bilmeliyiz ki maddi-manevi her alanda üretmekten başka çaremiz yok. Kaynaklarımızı doğru değerlendirip üretime katmalı ve iş kolları oluşturup istihdamı artırmalıyız. Aramızda sevgi ve saygı, adalet ve merhamet ilepaylaşma ve dayanışmayı arttırarak birliğimizi pekiştirmeliyiz. Veşehrin gelişimine engel olantüm art niyetlilere karşı bilgi, hikmet ve erdem sahibi insanlarımıza sahip çıkmalı ve onlarıorganize çalışmaya çağırmalıyız.

Unutmayalım! Memleketimizi daha güzele, iyiye ve ileriye taşımak için verdiğimiz filli çabalar, şehre olan sevgi, kaygı ve samimiyetimizin gerçek ispatı olacaktır.Aksi halde sarf ettiğimiz hamasi cümleler kuru bir memleket güzellemesinden öteye geçmeyecektir.

26 Oca 2024 - 13:16 Ağri- Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kent04 Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kent04 hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Kent04 editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kent04 değil haberi geçen ajanstır.