Hz.Ömer Hayatı,Hz Ömer Kimdir? Müslüman Oluşu ve Halifelik Dönemi!

Hazreti Ömer ile ilgili çok bilinen ve çok bilinmeyen  hayatını birleştirip asıl bilmemiz gereken Ömer'i bugün tanımaya çalışacağız. Tek başına aslan avına çıkan İslam Halifesi Hz.Ömerin hayatını, yaşamını hikayerini ve İslam uğruna yaptıklarını anlatacağız. İşte "Gözümün gördüğü hiç birşeyden korkmam" sözünün sahibi Hz. Ömer (r.a)'ın hayatı..

581 Yılında Mekke'de dünyaya gelen Hz. Ömer'in annesi Ebu Cehil'in kardeşi veya amcasının kızı olan Fatıma Bin Haşam babası ise Hattab bin Hufeyl'dir. Peygamberimiz (s.a.s)'den 13 yaş küçük olan Hz. Ömer Hz. Ebubekir'den sonra 2'inci islam halifesidir.

  • Hasan-ı Basri Hz. Ömer hakkında diyor ki:
"Mahşer günü İslam,insan kılığına girecek ve insanlara gözükecek. Kimilerine bu insan beni yüceltti sen de onu  yücelt ya Rab. Kimilerine bu insan beni yarı yolda bıraktı, ihanet etti sen de o insanı  yarı yolda bırak. Ben Mekke sokaklarında boynu bükük bir çocuk gibi dolaşıyordum.
Bu insan (Hz.Ömer) İslam'a girdi beni de aynı  şekilde yüceltti, o İslam'a girdikten sonra benim de Kabe'ye girmeme vesile oldu. O İslam'ın yüzünü ak eyledi sen de onun yüzünü ak eyle"

Hz. Ömer'in Hayatı

Babası Hattab bin Hufeyl, baba tarafından kabilesi Adiyyoğuları elçelik vazifesi görüyor baba tarafındaki kabilesi.Savaşlarla ilgili veya belli başlı yerlere, görüşmelere onları gönderiyorlar. Hatta Hz.Ömer' de bu vazifeyi bir çok kez üstleniyor.Ailenin bu işi yapmasının sebebi hem duruşu var hem de eski cahiliye Arap şiirlerine hıfsı (Ezberi) çok kuvvetli  olduğundan belagatı var.

Bir rivayate göre : Bin mısralık bir cahiliye şiiri  ezberleyen Ömer, halka şöyle sesleniyor "beş yüzünü
ezberleyen karşıma çıksın" binini de değil.  O şekilde kuvvetli hafızası var Hazreti Ömer'in ve konuşma kabiliyeti var. Hz. Ömer'in babası tarafından Adiyyoğuları da çok ciddi vukufiyetli ( Vâkıf olma, haberdar olma.) bir noktada.

Hz. Ömerin Annesi Fatıma Bin Haşam, Mahsumoğullarından. Ebu Cehil, Hz Ömer'in dayısı oluyor ve bu kabilede ekseriyetle savaş hareketlerini yönetiyor. Ebu Cehil'in Müslümanlara karşı yapmış olduğu girişimleri hatırlarsanız değil mi? Mesela Bedir'de de başı çeken isimdi Ebu Cehil.

Efendimiz Aleyhisselam'a vahiy geldiğinde Hz. Ömer (r.a) henüz 27 yaşında. 6 yıl cahiliye döneminde Kalan Ömer 33 Yaşında İslamla şereflendiriliyor. 

Buradan yapılan hesapla Peygamber Efendimizden 13 yaş küçük  olduğunu anlıyoruz.

İbn-i Hişam'ın söylediğine göre:  Hz Ömer 40. Müslüman olarak geçmektedir. Bunu günümüzde bu şekilde kabul eden çok insan var. Şu görüşünü  savunan ciddi bu noktada ilim sahibi insanlar var, hocalarımız var, Onlarında Söylediklerine Göre ; Habeşistan  hicrelitlerindeki Müslüman sayılarını düşünürsek birinci Habeşistan 18 ikinci Habeşistan'da 101 müslüman var. Hz. Ömer'e bu zaviyeden bakacak olursa Ömer Allahu alem 129. müslümandır diyorlar. Yani bir kısım insanlar Ömer 40. Müslüman derken bir kısımda yüz küsürüncü Müslümandır görüşünü savunmaktadır.

Hz. Ömer'in Evliliği

Hz. Ömer (r.a)'nın 8 -10 evliliği vardır ve bu evliliklerden 3 kızı 8 oğlu dünyaya gelmiştir. Kızları içerisinde dul kalan Hafsa ise ileride Peygamber Efendimiz'in zevcesi olacaktır.

Hz.Ömer'in Birinci Evliliği:

İslam öncesi döneminde; önce Kureyş’in Cumahoğulları’ndan, Osman b. Maz’un’un kız kardeşi Zeynep bint-i Maz’un ile evlenmişti. Bu hanımdan üç çocuğu oldu: Abdullah, Hafsa ve Abdurrahman. Abdullah b. Ömer meşhur sahabe âlimlerindendir. Kız kardeşi Hz. Hafsa ise ilk kocasının Bedir savaşında yaralanıp ölmesi üzerine Medine’de Hz. Peygamber (asm) ile evlenmişti.

Hz.Ömer'in İkinci Evliliği: 

İslam öncesi dönemde, Huzaa kabilesinden Cervel kızı Müleyke / Melike ile de evlenmişti. Bu kadın Ümmü Gülsüm olarak da bilinir. Melike, oğlu Übeydullah’ın annesiydi. Hz. Ömer (ra) hicret edince bu müşrik hanım Mekke’de kaldı. Hz. Ömer (asm) hicreti altıncı yılına, Mümtehine suresinin onuncu ayetinin inmesine kadar onunla evli kaldı.
Hanımı Mekke’de o Medine’de olmasına rağmen, evlilik altı yıl devam etmişti. Mümtehine suresinin onuncu ayeti, Müslüman erkeklerin müşrik kadınlarla evlenemeyeceğini hükme bağlayınca, Hz. Ömer (ra) bu hanımını boşadı ve ondan ayrıldı. Ondan sonra bu hanımla, Mekke’de Muaviye b. Ebi Süfyan evlenmişti.

Hz.Ömer'in Üçüncü Evliliği: 

Hz. Ömer Mekke’de, Mahzumoğullarından, dayısı Hars b. Hişam’ın(2) kızı Ümmü Hakim’le de evlenmişti. Hars dayısı Ebu Cehil’in ve diğer dayısı As Bin Hişam’ın kardeşidir. Bu hanımından da Fatıma adında bir kızı olmuştu.

Hz.Ömer'in Dördüncü Evliliği: 

Yine İslam öncesi dönemde o Mahzumoğullarından, Ebu Ümeyye’nin kızı Kureybe ile de evlenmişti. Hicretle bu müşrik hanımı da Mekke’de kaldı ve Mümtehine suresi onuncu ayetinin inmesi üzerine Hz. Ömer (ra) Mekke’deki bu hanımıyla da evliliğe son verdi.

Hz.Ömer'in Beşinci Evliliği: 

Hz. Ömer (r.a) Medine’de, hicretin yedinci yılında, kırk beş yaşındayken, ensardan Asım b. Sabit’in genç kız kardeşi Asiye ile evlendi ve adını Cemile olarak değiştirdi. Oğlu Asım bu kadından doğdu. Sonradan bu hanımı boşamıştı.

Hz.Ömer'in Altıncı Evliliği : 

Hicretin 17. yılında elli beş yaşlarında iken, bu kez Hz. Ali (ra)’in, Hz. Fatıma’dan olma kızı Ümmü Gülsümle evlendi. Bundan Zeyd ve Rukiye adlı bir oğlu ve bir kızı olmuştu. Her iki çocuk da fazla yaşamadılar.

Hz.Ömer'in Yedinci Evliliği: 

Hz. Ömer Yemenli bir hanım olan Lüheyye / Lihye ile evlenmişti. Bundan Abdurrahman el-Asğar (Küçük Abdurrahman) doğdu. Bu kendisine hicretin 14. yılında içki haddi vurulan oğludur ve “Ebu Şahme” diye de bilinir.

Hz.Ömer'in Sekizinci Evliliği: 

Hz. Ömer (ra), amcaoğlu Zeyd b. Amr’ın kızı Atike ile de evlenmişti. Atike Medine’de Zübeyir b. Avam tarafından boşanınca, Hz. Ömer (ra) onunla evlenmişti. Bu kadın, eniştesi Said b. Zeyd’in kız kardeşi ve Hz. Ömer (ra)’in yakın akrabasıydı.
Ayrıca Hz. Ömer (ra) Medine döneminde Hz. Ebu Bekir (ra)’in kızı Ümmü Gülsüme de talip olmuş, fakat Ümmü Gülsüm onu sert mizaçlı bulduğu için onunla evlenmek istememişti.

Hz. Ömer'in Yaşamı 
Kendisi iki metredir çok heybetlidir, tek eliyle  deveyi yatırmışlığı vardır ve ciddi bir güreşçidir. Hatta eski dönemlerde Halid Bin Velid ile güreştiği bir olay var. Heybetli bir komutanımız Halit  Bin Velid Ömer'i alıp atınca Ömer'in ayağını kırıyor Halid Bin Velid.

Ticaret için Yemen, Filistin, Irak ve Habeşistan'a gittiğinden dünyanın durumundan da ciddi malumatı vardır. Dünya coğrafyasını çok iyi bilen biridir.  Halifelik zamanı çobanlık yaptığı bir  dağın eteğinden geçerken babasının ona çobanlık yaptırdığı dönemi hatırlatır (babası çok sert bir  insandır.) Hatta her geldiğinde Ömer'in çobanlığın da mutlaka bir kusur bulup Ömer'i biraz döver çocukluk zamanlarında. Hz Ömer'in kendisini biraz düşünseniz zaten babasını da belki biraz anlarsınız.

Hz Ömer için yürüyünce bir yiğit yürürdü yer sarsıldı derler. Hz Ömer bir gün valilerine mektup yazıyor:
"Çocuklara yüzmeyi, atıcılığı ve ata bir hamlede binmeyi öğreteceksiniz diyor."
Ne demek ata bir hamlede binmek? Yani koşan ata ayağını basıp direkt ata binecek. Bazı sahabe efendilerimiz attan da öyle inerlermiş. At hareket halindeyken atılıyorlar at sırtından. Atladıktan sonra e iki üç tane adım atıp ve duruyorlar. Bunu neden yapılıyor derseniz ? savaş ta bir psikolojidir.

Hz. Ömer'in Müslüman Oluşunun 3 Süreci

Üstad Hazretleri'nin Hz. Ömer (r.a) için başka bir lafı da şuydu: İslam'dan önce Ömer, İslam'dan sonra Ömer birbiriyle kıyaslaması biri çekirdek, biri koca ağaç. Hz Ömer'in Müslümanlığı Allahualem 3 süreçte gerçekleşmiştir. 

Birinci Süreci : 

Hz.Ömer'in cahiliye döneminde iki tane çok dövdüğü azadlı kölesi vardır, biri Amr Bin Rebia diğeri de onun eşi Leyla Binti Ebi Hasme. Amr'la Leyla'yı öyle bir döver ki bazen dövmekten yorulur. Sonra der ki size acıdığımdan dolayı bıraktığımı zannetmeyin biraz yoruldum dinlenince geri geleceğim der ve gerçekten dinlenip tekrar döver.

Amr ve Leyla Habeşistan hicretine doğru yola koyulurlar. Tam o esnada Hz. Ömer onları görür

- "Siz nereye gidiyorsunuz?" der

- Amr ve Leyla senin zulümün yüzünden memleketimizden göçüyoruz ey Ömer der.

Ömer orada Hüzünlenir ve Leyla onun hüzünlendiği görür.  İşte Ömer'in oradaki hüzünlenmesi onun kalbine akan ilk hidayet parıltılarından birisidir. Ömer Leyla'nın yüzündeki ifadeyi görür

- Amr der ki "Leyla ne bu yoksa Ömer'in  iman edeceğini düşünüyorsun?"

- Leyla derki "Tabii ben Ömer'in iman edeceğine inanıyorum şu yüzüne baksana.

- Bunun üzerine Amr şöyle bir ifade kullanılır.  "Hattab'ın ölmüş eşeği dirilir Müslüman olur ama Ömer Müslüman olmaz der." 

İşte Hz Ömer'in kalbine akan birinci süreç budur.

İkinci Süreci : 

Efendimiz Aleyhisselatu vesselam gece vakti Kabe'de ibadet etmektedir. Hz Ömer de arkadaşlarıyla buluşmaya, belki bir rivayete göre içmeye gidiyor. Efendimiz Aleyhisselatuvesselam'ı gören Hz. Ömer içinden şöyle geçirir:

- "Ne yapıyor bu şair burada?" Haşa! 

O esnada Efendimiz  Aleyhisselam Hakka suresinden  şu ayeti okur:

- Bu Kuran bir şairin sözü değildir ne kadar az iman ediyorsunuz.

Hz. Ömer  içinden şöyle geçirir:

- Şair dediğimi nereden duydu bu kahin?"  Haşa!

Bu sefer Efendimiz Aleyhissalatuvesselam peşi sıra şu ayet okur:

- Bu bir kâhin sözü de değildir. Ne de ağız tefekkür ediyorsunuz.

- Hz Ömer  şaşırır derki: "İçimi okuyup bana sözleri uyduruyor mu yoksa?"

Bu sefer Efendimiz Aleyhissalatuvesselam şu  ayet okur:

-Eğer Kuran'ı Muhammed uydursaydı onu can damarından yakaladık

Çok şaşıran Hz Ömer bunu da  şahit olunca kaçarak oradan uzaklaşır. İşte Hz Ömer'in kalbine akan ikinci damla da budur.

Üçüncü Süreci : 

Gelelim kalbine akan üçüncü damlaya... Darün Nedve'de kafir olan herkes konuşuyor ve konuşulmanın bir sebebi de Hz Ömer'i harekete geçirmek. Diyorlar kim öldürecek Muhammed'i? Mekke'nin 6. yılı
Hz Ömer galyana geliyori kılıcını kuşanıyor biliyor ki Muhammed Aleyhisselam Safa tepesineb yakın bir yerlerde. Ben onu bulurum deyip yola koyuluyor. Yolda Hz Ömer'in akrabası Muayn Bin Abdullah Hz Ömer'i görüyor,

- nereye Ömer? 

- Muhammed'i  öldürmeye gidiyorum

Muayn bunu duyunca Aman ya Rabbi benim çevirmem lazım diye düşünüyor.  Bu arada Muayn Müslüman ama Hazreti Ömer'in bundan haberi yok.

- Ya Ömer sen Hz Muhammed Aleyhisselam'ı bırak da  Fatma Binti Hattablı ile enişten Said Bin Zeyd e bak onlar müslüman oldu haberin var mı diyor.

Ömer bunu duyar şok olur hemen yönünü değiştirir yola koyulur. Kız kardeşi Fatma ve eniştesi Sait evde  Habbab bin Eret' le Kuran okur. Allah resulü onlara Kur'an muallimi göndermiştir. Zaten herkesi  Darül Erkam da toplarken onlara muallim gönderme sebebi de budur. Aman Ömer şimdi duymasın kapıdan  bir bakarken Ömer geliyor Habbab Bin Eret hemen içeri geçer saklanır. Hz Ömer çünkü yani normal birisi değil Hz. Ömer içeri girince bir yumruk eniştesine bir yumruk kız kardeşi Fatma'ya atar. Kız kardeşi Fatma'nın ağzından kanlar akınca gönlünü yumuşatan 3. olayda gerçekleşir. Üzülür Ömer çok üzülür. O esnada Taha Suresi okunmaktadır.

Hz Ömer sorar:

- "Ne okuyorsunuz siz böyle?"

Kardeşi Fatma  Kur'an okuyoruz der ama sana vermem der çünkü yırtarsın. Hz Ömer söz verir, hayır yırtmayacağım. Hz. Ömer söz vermişse iş bitmiştir. Sözünün eridir. Daha sonra sen temiz bir halde değilsin ey Ömer, bu halde sana veremem deyince,

-Hz Ömer gidip "Tamam temizleneyim." Der.

Bir su döker ve o şekilde gelir ne okuduklarını orada temaşa ederken kapının arkasından Habbab Bin Eret çıkar:

- "Ey ömer biliyor  musun vallahi ben bu kulaklarımla Resulullah'ın sana defalarca dua ettiğini duydum der"

- Hz. Ömer "Ne diyorsun Muhammed bana dua mı ediyor, çabuk beni ona götür der.

Efendimiz Aleyhissalatuvesselam? Darül Erkam'da. Yani Erkam Bin Ebü'l Erkam'ın evinde. Erkam, Hz Ömer'in Benimahsum'dan akrabalarıdır. Hz Ömer Darül Erkam'ın kapısına vardığında Bilal-i Habeşi Hazretleri, Bilal Bin Rebah Hz Ömer geliyor der.

Hemen içeriye haber verir, içeride bir telaş ama kapının arkasında  Hz. Hamza var. Daha Hamza'nın iman edişinin 3'üncü günü.

- Hz. Hamza Bırakın gelsin o Ömer ise ben de Hamzayım der.

Hz Ömer içeri girer, Allah Resulü'nün yanına yanaşır. Efendimiz Aleyhisselatuvesselam hiç yapmadığı bir şeyi Hz. Ömer'e yapar. İki yakasından yapışır ey Ömer, Ebu Leheb gibi duyduğun Kuran'ı zem mi edeceksin iman edeceğin an gelmedi mi diye sallayınca Hz Ömer orada kelime-i şehadet getirir.

İleriki zamanlarda şu rivayeti söyler: Hz. Ömer 

- "Resulullah beni salladığında imanın tam orada kalbimi oturduğunu hissettim."

Hz.Ömer Resullah'ı öldürmeye gittiği yolda kendisi  dirilir. İman eder etmez Ömer, Ömerliğini yapar ve derki :

- "Ya Resulallah onlar batıl, biz hak değil miyiz?" İman ettiği anda. Biz neden saklanacağız?"

Onlara karşı durmanız gerekmez deyince,   Efendimiz orada şu ifade de bulunur:

Ya Ömer sen Hattab'ın oğlu değil Ömer-ül Faruksun. (Faruk Kuran'ın diğer adı İyiyle kötüyü, yanlışla doğru  birbirinden ayıran nur demektir Faruk.)

İşte Hz  Ömer Faruk lakabını tam bu hadiseden sonra alır.  O yüzden birçok sahabe efendimiz "Ömer'le olduğumuz her gün  Ramazan gibiydi der."

Neden öyle der? Çünkü Ramazan'da şeytanlar bağlanır Ömer'in yürüdü sokaklarda da şeytanlar adım atamaz bağlı halde kalırlar. İşte Hz. Ömer bu üç süretçe müslüman olmuştur.

Hz. Ömer'in Halife Oluşu : 

Hz Ebubekir'in iki buçuk yıl boyunca baş kadısı Hz. Ömer idi. Hz Ebubekir yatağa düşünce yanına  Abdurrahman Bin Afv'ı çağırır, Hz Osman çağırır ve der ki:

- Ömer'i nasıl bilirsiniz?

Onlar Ömer'i iyi bildiklerini söylediğinde, Ey Osman yaz benden sonra halife Ömer'dir der. Dikkat edin Hz Ebubekir seçimle halife olmuştur ama Hz Ömer tayin ile halife olmuştur. Daha sonra Talha Bin Ubeydullah, Hz Ömer'in halife edildiğini duyunca Hz. Ebubekir'in yanına gider.

- "Ya Ebubekir sen ne diyorsun, vallahi Ömer buna layıktır ama Ömer sinirlendiğinin başını uçurur ne yaptın böyle?"

Deyince vallahi siz Ömer'i tanımamışsınız, ben yumuşak olduğumdan Ömer serttir. Ben sert olsaydım Ömer yumuşak olurdu der. Hz. Ebubekir'in ölümüyle Halifelik Hz. Ömer'e geçer.. 

Hz. Ömer'in Vefatı :

Hz. Ömer birgün Arafattadır. Arkasında da Selman-ı  Farisi vardır ve Ömer şöyle bir dua eder:

- "Allah'ımmİslam devleti genişledi altımdakiler çoğaldı benim gücüm zayıfladı ne olur bir an önce katına al, benden önce sana ulaşan iki dostuma kavuştur, bu  yük bana çok ağır geliyor"

- Selman sorar "Ne bu hal?"

- Hz. Ömer Vallahi korkuyorum Selman. Ben halifemiyim  yoksa sultanmıyım diye. Selman net bir dosttur,

- "Sen halkın ganimetini yemişsen sultansın, yok  yememişsen korkma Ömer, sen bizim halifemizsin der.

Kısa bir zaman sonra Hz Ömer rüyasında etini koparan bir horoz görür. Arkadaşlarını çağırır der ki:

- Bir acem beni öldürecek.

Arkadaşları der:

- Ey Ömer  Medine'de kaç acem var ki  "o esnada dört tane acem köle var."

Kaç acem var ki biliyoruz ne yapılması gerekiyorsa yaalım deyince arkadaşı 

"Rüya ile amel bu şekilde bu cihette onlar için edilemez." der, Hz. Ömer ve onları engeller.

- Hz. Ömer "Siz onu bırakın benim duama amin deyin" der.

- "Ya Rab bana şahadeti rızık olarak ver, Medine'de  ölmeyi bana kolaylaştır."

Diye dua edince kızı Hafsa

- "Babacığım İslam'ın düşmanı mı kaldı Medine'deki birisi gelip seni Medine'de öldürecek böyle bir olay olabilir mi?"

Deyince, bilmediğiniz bir  hadise var der Hazreti Ömer. Bir gün ben, Ebubekir Osman ve Efendimiz Aleyhissalatu vesselam Uhud'un üstünde yürüyorduk dağa zelzeleye geldi. Efendimiz Uhud'a seslendi: Ey Uhud yerinde dur, senin üstünde bir nebi, sıddık, iki de şehit vardır. O bir nebi Efendimiz, bir sıddık Ebubekir, şahadette Osman'la bana düştü kızım Efendimiz Aleyhisselam'ın beşaretidir bu der.

Zilhicce'nin sonlarındadır, zaman sabah namazı. Hz Ömer cemaatine namaz kıldırıyor O  esnada arkasındaki acem mecusi köle Firuz, özel suikast hançerini çıkarır altı kez Hz Ömer vurur.  Rivayetlerde 3 öldürücü 3'ü değdi derler.

Kaçarken 13 sahabe Efendimiz'e daha vurur altısı şehit olur. En  son Abdurrahman İbni Avf cübbesini onun üstüne atınca Firuz kaçamayacağı bir yer olduğunu anlar ve  hançerle kendisini doğrayarak öldürür. Hz Ömer'in şehadeti böyle olur.

Vefat etmeden önce oğlu Abdurrahman'la kızı Hafsa'yı yanına çağırır:

- "Oğlum, kızım ben size miras bırakamadım ama borçlarımı bıraktım. Ben ölünce evimi satılığa çıkarın o para da yetmezse Adiyyoğulları'na gidin ama benim borcumu kapayın der."

Dediği gibi olur vefat eder evi satılır para yetmez ama Adiyyoğullarına gitmezler sahabe efendilerimiz kendi aralarında toplarlar. 

03 Ara 2022 - 16:05 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kent04 Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kent04 hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Kent04 editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kent04 değil haberi geçen ajanstır.